sayfa içeriği
  • https://www.facebook.com/MaddiTazminat/
Ana Başlıklar


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret976618
Site Haritası

Çoklu Ölüm Vakalarında Destekten Yoksun Kalma Hesaplama Yöntemleri

ÇOKLU ÖLÜM VAKALARINDA DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI: HESAPLAMA YÖNTEMLERİ, PAYLAŞTIRMA ESASLARI VE DANIŞTAY UYGULAMALARININ ANALİZİ

Hazırlayan: Yaşar Başkaya, Ocak 2026


1. GİRİŞ VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE

1.1. Tazminat Hukukunda "Destek" Kavramının Yeri ve Önemi

Türk Borçlar Kanunu ve tazminat hukuku doktrininde, haksız fiil ya da akde aykırılık neticesinde meydana gelen ölüm olayları, hukuk düzeni tarafından yalnızca manevi bir kayıp olarak değil, aynı zamanda ekonomik bir yıkım olarak ele alınmaktadır. Ölüm, geride kalanlar için geri döndürülemez bir vaka olmakla birlikte, hukuk sisteminin bu vakaya verdiği tepki, geride kalanların (müteveffanın desteğinden yararlananların) ekonomik statülerinin, ölüm olayı hiç gerçekleşmemişçesine korunması ilkesine dayanır. Bu bağlamda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi, ölüm halinde uğranılan zararları; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücünün kaybından doğan zararlar ile en kritik kalem olan "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" olarak tasnif etmiştir.

Destekten yoksun kalma tazminatı, hukuki niteliği itibarıyla miras hukukundan tamamen ayrışan, kendine özgü bir tazminat türüdür. Miras hukuku, ölenin malvarlığının (terekesinin) intikalini düzenlerken; destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin yaşarken üçüncü kişilere (eş, çocuk, anne, baba, nişanlı vb.) sağladığı ya da gelecekte sağlaması muhtemel olan "yardım ve hizmetin" kaybını telafi etmeyi amaçlar. Dolayısıyla, mirasçı olmayan bir kişi (örneğin nikahsız eş ya da nişanlı) de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirken, mirasçı olan bir kişi (örneğin ölenle destek irtibatı olmayan kardeş) bu tazminatı talep edemeyebilir. Bu ayrım, tazminatın "tereke"ye dahil bir değer olmadığını, doğrudan zarar görenin malvarlığında doğan bir alacak hakkı olduğunu gösterir.

1.2. Çoklu Ölüm (Müteveffa) Durumlarının Hukuki Karmaşası

Trafik kazaları, iş kazaları ya da doğal afetler gibi kitlesel ya da ailevi trajedilerde, sıklıkla birden fazla aile bireyinin aynı anda ya da birbirine çok yakın zamanlarda vefat ettiği görülmektedir. Hukuk pratiğinde "çoklu ölüm" olarak adlandırılan bu durumlar (örneğin eşlerin birlikte vefatı, ebeveyn ve çocuğun aynı araçta vefatı), tazminat hesaplamalarında standart algoritmaların yetersiz kaldığı, çok katmanlı ve çapraz ilişkilerin çözümlenmesini gerektiren zor vakalar kategorisini oluşturur.

Çoklu ölüm vakalarında hesaplama zorluğu şu temel sorulardan kaynaklanır:

  1. Hem annesini hem babasını kaybeden bir çocuk için destek hesabı nasıl yapılacaktır? İki ayrı destek kaynağı (anne ve baba) toplanacak mıdır, yoksa bir tavan sınır mı uygulanacaktır?

  2. Eş ve çocuğun birlikte vefatı halinde, sağ kalan diğer eş/baba, hem eşinden hem de çocuğundan dolayı tazminat talep edebilir mi? Ederse, bu desteklerin zaman çizelgesi nasıl çakıştırılacaktır?

  3. Bir ailenin tüm fertlerinin ya da büyük kısmının yok olması durumunda, "paylaştırma" (destek paylarının dağıtımı) nasıl revize edilecektir? Boşa çıkan paylar kime akacaktır?

Bu rapor, söz konusu karmaşık soruları, Danıştay’ın (İdari Yargı) yerleşik ve güncel içtihatları ışığında, aktüeryal hesaplama teknikleri, sosyal güvenlik hukuku prensipleri ve denkleştirme (indirim) kuralları çerçevesinde detaylıca incelemektedir.


2. DESTEK PAYLARININ BELİRLENMESİ VE DAĞITIM SİSTEMATİĞİ (PAYLAŞTIRMA)

Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasındaki en kritik aşama, ölenin gelirinin (ya da farazi hizmet değerinin), kendisi de dahil olmak üzere hak sahipleri arasında teorik olarak nasıl paylaştırılacağının belirlenmesidir. Bu aşama, tazminatın miktarını doğrudan etkileyen bir "çarpan" işlevi görür.  

2.1. "Pay Usulü" Sistemi

Danıştay "Pay" (Hisse) sistemini benimsemiştir. Bu sistem, hak sahibi birey sayısına göre değişkenlik gösteren, dinamik bir matematiksel modeldir.

2.1.1. Standart Paylaştırma Formülasyonu

Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ölenin geliri sanal paylara bölünür. Genel kabul gören standart dağılım şöyledir:

  • Ölen (Destek - Müteveffa): 2 Pay

  • Eş: 2 Pay

  • Çocuklar: Her biri için 1 Pay

  • Ana-Baba: Her biri için 1 Pay

Bu formülasyonun mantığı, eşlerin (destek ve sağ kalan eş) ailenin temel direkleri olduğu ve harcama/tüketim kapasitelerinin çocuklara göre iki kat fazla olduğu varsayımına dayanır. Ölenin kendisine ayırdığı 2 pay, ölümle birlikte "tasarruf edilmiş" sayılır ve tazminat hesabına dahil edilmez; ancak geride kalanların payları bu toplam payda üzerinden hesaplanır.


DURUM

MÜTEVEFFA

EŞİ

1. Çocuk

2. Çocuk

BABASI

ANNESİ

2 Pay

2 Pay

1 Pay

1 Pay

1 Pay

1 Pay

Eş + Anne + Baba + 1 Çocuk

0,2857

0,2857

0,1429

 

0,1429

0,1429

Eş + Anne + Baba + 2 Çocuk

0,2500

0,2500

0,1250

0,1250

0,1250

0,1250

Eş + 2 Çocuk

0,3333

0,3333

0,1667

0,1667

 

 

Eş + 1 Çocuk

0,4000

0,4000

 

0,2000

 

 

2.1.2. Dinamik Paylaşım ve "Dönemsel" Hesaplama

Danıştay uygulamasında paylar sabit kalmaz; zaman içinde değişen aile dinamiklerine göre yeniden hesaplanır. Bu, "Progresif Rant" ya da "Dönemsel Hesaplama" olarak adlandırılır.

  1. Destekten Çıkma (Reşit Olma/Evlenme): Çocukların belirli bir yaşa (genellikle erkeklerde 18-22, kızlarda 22 ya da üniversite için 25i) geldiklerinde destekten çıkacakları varsayılır. Bir çocuk destekten çıktığında, onun payı (1 pay) diğerlerine mi dağıtılır.

  2. "Artık Pay" (Residual Share) İlkesi: Danıştay’ın benimsediği en önemli ilkelerden biri "Artık Pay" ilkesidir. Buna göre, müteveffanın gelirinin tamamını hak sahiplerine özgülediği varsayılır. Dolayısıyla, örneğin çocuklardan biri destekten çıktığında, onun payı "buharlaşmaz"; geri kalan hak sahiplerine dağıtılır.

Bu dinamik yapı, çoklu ölüm vakalarında karmaşıklaşır. Eğer eş ve bir çocuk aynı anda ölmüşse, geride kalan diğer çocuğun payı en baştan itibaren daha yüksek hesaplanacaktır. Danıştay, ölenlerin paylarının "baştan itibaren" hesaba katılmaması gerektiğini, yani yaşayanlar arasındaki pay dengesinin kurulmasını esas alır. 


3. ÇOKLU ÖLÜM SENARYOLARI VE KARMAŞIK DESTEK İLİŞKİLERİ

Raporun bu bölümünde, kullanıcı sorgusunun merkezinde yer alan "çoklu ölüm" (birden fazla aile bireyinin vefatı) durumlarında ortaya çıkan spesifik hesaplama zorlukları ve "Çapraz Destek" ilişkisi incelenecektir.

3.1. Eşlerin Birlikte Vefatı ve Çocukların Durumu

Bir trafik kazasında anne ve babanın aynı anda vefat etmesi, geride kalan çocuklar için "tam destek kaybı" anlamına gelir. Burada göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husus da annenin muhtemel hak sahipleri ile babanın muhtemel hak sahiplerinin aynı olmamasıdır. Çünkü annenin varsa hak sahibi anne babası ile babanın varsa muhtemel hak sahibi anne ve babası farklıdır. Bu durum da her müteveffa için ayrı destekten yoksun kalma hesabı yapılması zorunluluğunu bir kez daha gösterir.

Çifte Tazminat mı?

Hayır, bu çifte tazminat (sebepsiz zenginleşme) değildir. Çocuk hem babasının maddi desteğini hem de annesinin maddi/hizmet desteğini aynı anda kaybetmiştir. Her iki kayıp da ayrı ayrı tazmin edilmelidir. Danıştay, bu tür durumlarda çocukların mağduriyetinin katlandığını kabul ederek, her iki ebeveyn üzerinden yapılan hesaplamaların toplamına hükmedilmesini onaylar.

3.2. Eş ve Çocuğun Birlikte Vefatı (Sağ Kalan Eşin Talebi)

Sağ kalan eşin, kazada hem eşini hem de çocuğunu kaybetmesi durumunda, eş için ayrı çocuk için ayrı destekten yoksun kalma hesabı yapılır. 

  1. Eşten Dolayı: Eşinin (çalışıyorsa gelir, çalışmıyorsa hizmet) desteğinden yoksun kalma.

  2. Çocuktan Dolayı: Çocuğun ileride kendisine bakacağı (farazi destek) varsayımıyla tazminat. 

3.3. Çapraz Destek İlişkisi (Cross-Support)

Hukuki literatürde "çapraz destek", eşlerin birbirlerine karşılıklı olarak destek olmaları durumunu ifade eder. Geleneksel "erkek getirir, kadın yönetir" anlayışı, modern hukukta yerini "Maddi Çapraz Destek" kavramına bırakmıştır.

  • Tanım: Her iki eşin de gelir sahibi olduğu (çalıştığı) durumlarda, eşler birbirlerine karşılıklı maddi destek sağlarlar. Örneğin, evin kirasını erkek, mutfak masrafını kadın ödüyor olabilir.

  • Ölüm Halinde Uygulama: Eşlerden biri öldüğünde, sağ kalan eş (geliri yüksek dahi olsa), ölen eşinin katkısından mahrum kaldığı için tazminat isteyebilir.  


4. YETİŞTİRME GİDERİ İNDİRİMİ: TEORİ, UYGULAMA VE TARTIŞMALAR

Bu konu, özellikle küçük yaşta ölen çocukların ana-babalarına ödenmesi gereken tazminattan yapılan bir kesintiyi ifade eder.

4.1. Hukuki ve Mantıksal Temel: Denkleştirme İlkesi

Bu indirimin temelinde, tazminat hukukunun evrensel ilkesi olan Compensatio Lucri Cum Damno (Zarar ile Yararın Denkleştirilmesi) yatar. Mantık silsilesi şöyledir:

  1. Çocuk ölmeseydi, anne ve baba onun bakımı, beslenmesi, giyimi ve eğitimi için 18 yaşına (ya da üniversite bitimine) kadar masraf yapacaktı.

  2. Çocuğun ölümüyle, aile bu masrafları yapmayacaktır. Yani aile bütçesinde bir "tasarruf" (artış) meydana gelmiştir.

  3. Zarar = (Beklenen Destek) - (Tasarruf Edilen Gider). Dolayısıyla, tazminat hesabında bu tasarruf edilen tutarın düşülmesi gerekir.

4.2. İndirim Oranları ve Uygulama Pratiği

Yargıtay ve Danıştay, bu indirimin "makul" bir oranda yapılması gerektiğini savunur.

  • Oranlar: Genellikle tazminatın net tutarı üzerinden %5 oranında indirim yapılır.  

  • Hesaplama Dönemi: İndirim, çocuğun ölüm tarihinden, "destek olmaya başlayacağı" varsayılan tarihe (18 yaş) kadar olan süre için hesaplanır. Çocuk 17 yaşında öldüyse indirim 1 yıl için, 5 yaşında öldüyse 13 yıl için hesaplanmalıdır.

4.3. Kritik Ayrım: Çalışmayan Anne (Ev Hanımı) İstisnası

Bu konuda en önemli içtihat değişikliği ve güncel uygulama, çalışmayan (geliri olmayan) anneler lehine gelişmiştir.  Danıştay’ın yerleşik hale gelen bu içtihadı devrim niteliğindedir.

Kararın Analizi:

  • Durum: Davacı anne ev hanımıdır ve bir geliri yoktur. Ailenin geçimini ve çocuğun masraflarını baba karşılamaktadır.

  • Hüküm: Anne, çocuğun yetiştirme giderlerini (para olarak) cebinden harcamadığı için, çocuğun ölümüyle annenin bütçesinde bir "tasarruf" oluşmaz. Tasarruf, parayı harcayan babanın bütçesinde oluşur.

  • Sonuç: Geliri olmayan anne için hesaplanan destek tazminatından yetiştirme gideri indirimi yapılması hukuka aykırıdır. İndirim sadece babadan (ya da çalışan anneden) yapılmalıdır. 

Bu detay, tazminat miktarını önemli ölçüde etkiler. Örneğin 100.000 TL'lik bir tazminatta %5 indirim, 5.000 TL'lik bir kayıp demektir. Avukatların ve bilirkişilerin annenin çalışma durumunu mutlaka gözetmesi gerekir.

4.4. Eleştiriler: "Kalpsiz" Hesaplama

Hukuk doktrininde bazı yazarlar, bu indirimi "vicdansızca" ve hayatın olağan akışına aykırı bulmaktadır.

  • Hizmet Karşılığı: Çocuğun sadece "masraf kapısı" olmadığı, küçük yaşlardan itibaren ev işlerine, tarla işlerine yardım ederek, kardeşine bakarak aileye "hizmet" sağladığı, bu hizmetin parasal değerinin çoğu zaman yetiştirme masrafını karşıladığı ya da aştığı savunulmaktadır.

  • Duygusal Boyut: Ölümle "tasarruf" edildiği varsayımının, insan onurunu zedelediği eleştirisi yapılmaktadır. Ancak yüksek mahkemeler bu duygusal boyutu "Manevi Tazminat" kapsamında değerlendirmekte, "Maddi Tazminat" hesabında ise saf matematiksel/ekonomik verileri esas almaktadır.


5. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU (SGK) GELİRLERİNİN TENKİSİ VE RÜCU İLİŞKİSİ

Özellikle iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu ölümlerde, ya da 3. kişinin kusuruyla meydana gelen ancak 5510 sayılı Kanun kapsamında sayılan ölümlerde, SGK hak sahiplerine "Ölüm Geliri" bağlar. Tazminat hukukunda geçerli olan "Zenginleşme Yasağı" gereği, zarar gören kişi aynı zarar için hem SGK'dan hem de zarar verenden (işveren/sürücü) tam tazminat alamaz.

5.1. Peşin Sermaye Değeri (PSD) ve Tenkis Mekanizması

SGK tarafından bağlanan gelirin "Peşin Sermaye Değeri" (PSD), yani bu gelirin bugünkü nakit karşılığı SGK aktüerleri tarafından hesaplanır. Bu PSD tutarı, zarar görenin talep edebileceği toplam maddi tazminattan düşülür (tenkis edilir).

5.3. Çoklu Hak Sahipliği ve SGK Tavanı

Birden fazla kişinin öldüğü ya da birden fazla hak sahibinin (eş, 3 çocuk) olduğu durumlarda, eğer SGK her bir hak sahibine ayrı gelir bağlamışsa, tenkis işlemi de "kişiselleştirilmiş" olarak yapılır.

  • Eşin tazminat hesabında, sadece eşe bağlanan gelirin PSD'si düşülür.

  • Çocuğun hesabında, çocuğa bağlanan gelirin PSD'si düşülür.

  • Eşin geliri çocuğunkinden, çocuğunki eşinkinden düşülemez.


6. AKTÜERYAL HESAPLAMA YAŞAM TABLOLARI

Tazminatın "ne kadar süre" ödeneceğini belirleyen "Muhtemel Yaşam Süresi" (Bakiye Ömür), hesaplamanın temel parametresidir.

TRH 2010 Yaşam Tablosu'na Geçiş

TRH 2010 Tablosu: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay, son yıllarda verdikleri kararlarla, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanan ve Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan TRH 2010 (Türkiye Hayat Tablosu) tablosunun kullanılmasını zorunlu kılmıştır.


7. MAHKEMELERCE DAVA DOSYASI BİLİRKİŞİYE TEVDİ EDİLMEDEN ÖNCE TEMİN EDİLMESİ GEREKEN BİLGİ VE BELGELER

Aktuerya hesabı matematiksel bir hesap olup, yapılacak hesaplamada bazı bilgi ve belgelerin hesaplama yapacak bilirkişiye temin edilmiş olması gerekir.

Müteveffaya Ait Bilgiler:

Vukuatlı nüfus kayıt örneği:  Bu belgede müteveffanın muhtemel haksahibi konumunda olan birinci derece alt soyu (Eş ve çocukları) ve birinci derece üstsoyu (anne ve babası) durumu ortaya çıkarılacağından mutlaka dosyada bulunması gerekir.

Müteveffa Gelir Durumu:  Müteveffanın, duruma göre emsallerinin gelirinin araştırılarak dosyaya kazandırılması gerekir.

Hak Sahiplerine Dava Konusu Olay Nedeni ile Bağlanan Aylıkların Dökümü:  Müteveffanın, duruma göre eğer dava konusu olay ile ilgili hak sahiplerine bir gelir bağlanmışsa bağlanan gelirin PSD yarar olarak alınacağından araştırılması gerekir.

Hak Sahiplerine Dava Konusu Olay Nedeni ile Bağlanan Diğer Gelirler:  Müteveffanın, duruma göre eğer dava konusu olay ile ilgili hak sahipleri, nakdi tazminat, ek ödeme (tütün ikramiyesi), İkramiye gibi gibi bir gelir elde etmişse hesaplamada bu kazanımlar da dikkate alınacağından araştırılması gerekir.

Davacıya Ait Bilgiler:

Hak Sahibi Çocuklar için Eğitim Durumu:  Destek pay oranlarının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Üniversite mezunu olan hak sahibi çocukları destek süresi 25 yaşına kadardır.

Hak Sahibi Anne ya da Babanın Gelir Durumu:  Farazi destek hesabında yetiştirme gideri hesaplanırken hak sahibi anne çalışmıyor, bir gelir elde etmiyorsa yetiştirme giderinden muaf tutulmuştur. 

7. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Çoklu ölüm vakalarında destekten yoksun kalma tazminatı hesabı, basit bir aritmetik işlem değil, hukuk felsefesi, sosyal güvenlik ilkeleri ve ileri düzey aktüeryal matematiğin kesişim noktasıdır.

Bu karmaşık hesaplamalar, uzman bilirkişilerce (aktüerler) yapılmalı, ancak hukukçular tarafından yukarıda belirtilen prensipler çerçevesinde sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır.

Bu rapor, söz konusu hukuki kurumların anlaşılması ve uygulanması sürecinde bir rehber niteliğindedir.