sayfa içeriği
  • https://www.facebook.com/MaddiTazminat/
Ana Başlıklar


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam39
Toplam Ziyaret403584
Site Haritası

Destek Tanımı

6098 Sayılı Borçlar Kanunu Md. 53/3.’e göre, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında müteveffanın desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar yer almaktadır. Buradaki önemle vurgulanacak husus zarar görenin ölmüş olmasıdır. Destek kavramı ölüm ile ortaya çıkar. Zarar gören ne şekilde olursa olsun hayatta ise destekten söz edilemez.

O halde destek ile ne kast edilmektedir. Müteveffanın desteğinden söz edebilmek için, ölmeseydi o kişinin geçimini kısmen ya da tamamen karşılıyor ya da ilerde kuvvetle muhtemel karşılayacak olması gerekir. Bu karşılamanın geçici olmaması, eylemli ve düzenli olması, zararın meydana geldiği olaydan sonra da devam ediyor olması gerekir.

Ayrıca, destek konusunda olay anında kişi yada kişilere var olan destek için “fiili (gerçek) destek”, ilerde kuvvetle muhtemel doğacak için de “farazi destek” ayrımı yapılmaktadır.

Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında, ölenin eşi, çocukları ile anne ve babası, doğal olarak destekten yoksun kalan olarak alınmaktadır.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenden intikal eden bir miras değil, yasal olarak destekten yoksun kalanlara tanınmış bir haktır.


Yargıtay İçtihatları

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 1986/1585

K. 1986/2553

T. 20.3.1986

• ÇOCUĞUN DESTEĞİNDEN YOKSUN KALMA

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA ( çocuğun )

• DESTEK KAVRAMI

• BAKIM İHTİYACI KAVRAMI

818/m.45

DAVA VE KARAR : ( ...2 - Dava, trafik kazasından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı Ahmet ve Huriye, davalının sebebiyet verdiği trafik kazası sonunda oğulları 17 yaşındaki Mustafa`yı yitirdikten bahsile toplam 1.200.000 lira destek tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir. Mahkeme davacıların sahip bulundukları malŒ imkan bakımından müteveffanın desteğine ihtiyaç duymayacakları gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.

Somut olayın incelenmesine geçmeden "destekten yoksun kalma" tazminatının istenebilme koşullarından olan "destekten yoksun kalma","destek","bakma yükümlülüğü","bakım ihtiyacı","bakma gücü" kavramlarıyla bu yükümlülüğün hukuki dayanağı ve kapsamı üzerinde durmakta yarar vardır.

Bilindiği gibi "destekten yoksun kalma" kavramı, ölümle sonuçlanan ve haksız eylemden doğan "zarar"ın bir türünü ifade eder. Genel anlamda zarar ise, bir kimsenin isteği dışında mal varlığında meydana gelen azalmadır. Bu azalma, mevcudun azalması tarzında olabildiği gibi, onun çoğalmasına engel olma şeklinde de olabilir ve derhal gerçekleşeceği gibi, haksız eylemin gerçekleşmesinden kısa ya da uzun bir süre sonra da medana gelebilir.

BK.nun 45. maddesi anlamında "desek" kavramı, hukuki bir ilişkiyi ( yasa veya sözleşme ) değil, fiili durumu amaçlar. Yasadan veya sözleşmeden doğan bir "bakma yükümlülüğü" bulunmasa dahi, fiilen ve düzenli biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre eğer ölüm vuku bulmasa idi az çok yakın gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse, destek sayılır. Bunlardan ilkine "gerçek destek" ikincisine "farazi destek" denir.

Bakım ihtiyacı ise, davacının zaruret ve safalet haline düşmesini değil, sosyal seviyesine uygun olan hayat tarzını devam ettirmek için gerekli imkanlardan yoksun kalmasına ifade eder ( Tekinay, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, İst. 1963, S.49 ).

Ölüm meydana gelmese idi, yakın veya uzak bir süre içinde ölenin yardımından faydalanması kuvvetle muhtemel bulunan kimselerin de maddi tazminat isteyebileceğini kabul etmek gerekir.

Destek zararın kapsamını belirlemede etken olan unsurlardan birisi de, ölenin "bakma gücüne" sahip olmasıdır. Gerçek desteğin, sahip bulunduğu veya sahip olacağı malŒ imkanlarıyla, destekten yoksun kalana sağlığında temin ettiği veya edeceği; farazi desteğin ise gelecekte sağlayabileceği yardımlar gözönünde bulundurulmalıdır. Zararı oluşuturan bu yardımların tesbitinde, belli zamanlarda verilen veya ilerde verilmesi muhakkak olan mutat hediyeleri ve "hizmet" şeklinde yapılan yardımları da dikkate almak lazımdır. Desteğin yardımının yalnız parasal nitelikte bulunmasında zorunluk yoktur. Çünkü, ölenin hizmet edebilme güç ve kabiliyeti de para ile ifadesi mümkün olan bir malŒ imkan teşkil eder.

MK.nun 6. maddesi hükmünce, bu davalarda isbat yükü kural olarak davacıya düşer. Ne var ki genel yaşam deneyimlerine ve yaşamın olağan akışına dayanan kişi, artık iddiasını isbatla yükümlü değildir. ölen çocuğun, gelecekte ana-babasına bakacağı yaşamın ve olayların normal akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir ( YHGK., 21.4.1982 gün E. 1528, K.412 ). Ana ve babanın çocukları kaç tane olursa olsun, maddi durumları ne derecede bulunursa bulunsun, hatta gelecekleri, müesseselerce garanti altına alınmış bile olsa, bir gün zarurete düşüp düşmeyecekleri,çocuklarına muhtaç olmayacakları önceden kestirilemez. Fakat onların ileride çocuklarının maddi desteğine muhtaç olabileceklerinin kabulü, hayatın olağan akışına uygun olur. O halde küçük yaşta ölen çocuk dahi, ana - babasının farazi ( varsayım ) bir desteği olarak kabul edilmelidir ( YHGK., 17.10.1973 gün, E.899,

O halde, destek tazminatı istemine ilişkin bir uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için, ölenin bakım yükümlülüğünün hukuki kaynağının, ölümden önce sahip olduğu veya gelecekte sahip olabileceği bakım gücünün, yapmakta olduğu veya yapabileceği yardımın mahiyet ve derecesinin, desteğini yitirenin de halen içinde bulunduğu ihtiyaç durumu ile gelecekte düşebileceği ihtiyaç durumunun titizlikle araştırılması ve saptanması gerekmektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince :

Şahit anlatımlarına ve dosyada mevcut sair delillere göre davacıların oğlu Mustafa olay tarihinde 17 yaşında ve lise öğrencisidir. Ders saatleri dışında ve tatil günlerinde babasının leblebici dükkanında çalışmakta ve ona hizmet vermek suretiyle yardımcı olmaktadır. Davacı baba geçimini leblebicilikle sağlamaktadır. Davacı anne ise, kazancı olmayan bir ev kadınıdır. Her iki davacı bir kaç parça taşınmazda pay sahibi iseler de, bu taşınmazların niteliği ve davacılara sağladığı gelir miktarı üzerinde durulmamış ve araştırılmamıştır.

Açıklanan bu hususlar ve özellikle müteveffanın sağlığında da babasına fiilen destek olduğu gerçeği ile babanın yaşlılığında sanatını icra edememesi halinde ve ev kadını olan annenin de kocasının ölümünden sonra zarurete düşebilecekleri ihtimali çocukların ana ve babalarına yardım hususundaki Türk örf ve ananeleri ve ölenin ölmeden dahi fiilen yardım etmekte olduğu gerçeği dikkate alınmadan istemin bütünüyle reddine karar verilmiş olmasında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Şu halde, noksan incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayanan hüküm bu gerekçelerle bozulmalıdır.


T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 1999/4689

K. 1999/6755

T. 13.9.1999

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Trafik Kazasında Ölen Desteğin 1932 Doğumlu Olması Onun Destek Olamayacağı Manasına Gelmemesi )

• DESTEK KAVRAMI ( Bedelsiz Olarak Başkasının Bakımını Sağlayan ya da Ona Yardım Eden Kimsenin Destek Sayılması )

• MANEVİ TAZMİNAT ( 2918 Sayılı Yasa Gereğince Trafik Sigortacısının Manevi Tazminattan Sorumlu Olmaması )

818/m.41,43,45,47

ÖZET : Yerleşmiş içtihatlara göre, bedelsiz olarak başkasının bakımını sağlayan ya da ona yardım eden kimse destek sayılmıştır. Destek, yalnız başkasına yaşamak için gerekli ihtiyaçları sağlayan ya da bunların temini için para veren kimse değildir. Bu hizmetleri görmek suretiyle çalışmasını doğrudan doğruya başkalarına tahsis eden kimse de destek sayılacağından, yalnızca ev işlerini gören bir kadın da kocasının desteği sayılabilir. Trafik kazasında ölen desteğin 1932 doğumlu olması, onun destek olamayacağına gerekçe olamaz.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 18.11.1998 tarih ve 1998/7-1998/227 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, davalı Bedrettin'in sevk ve idaresindeki araç ile müvekillerinin murisi Yeter H'in ölümüne neden olduğunu, olay nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek davacı eş Fevzi için 500.000.000 lira manevi, 300.000.000 lira maddi tazminatın ve davacı çocuklar Yaşar ve Mustafa için 100.000.000 'ar lira maddi 250.000.000'ar lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı A.. Sigorta AŞ vekili, müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmayacağını, destekten yoksun kalma tazminatının ise davacıların kanıtlaması halinde hüküm altına alınabileceğini belirtmiştir.

Diğer davalılar, kusurun davacıların murisinde olduğunu, maddi-manevi tazminat isteme şartlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, nüfus kayıtları ve dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasında davalı Bedrettin'i 3/8 oranında, muris Yeter H'in ise 5/8 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihi itibariyle Yeter H'in 69 yaşında olup Türkiye'deki insan ömrünün süresi ve çalışabileceği yaş sınırı itibariyle Yeter H'in çalışma yaşında bulunmadığı, davacılara destek olmasının mümkün olmadığı, aksine yaşı itibariyle yakınlarının Yeter'e bakmak zorunda kalacakları, bu nedenle davacıların maddi tazminat istemlerinin yerinde olmadığı, 2918 sayılı Yasa gereğince trafik sigortacısı davalı A.. Sigorta AŞ.nin manevi tazminattan sorumlu olmadığı, mevcut durum itibariyle diğer davalıların makul miktarda manevi tazminattan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemleri ile A.. Sigorta AŞ aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, davacı Fevzi için 100.000.000 lira manevi, davacılar Yaşar ve Mustafa için 50.000.000'ar lira manevi tazminatın 8.9.1997 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar Bedreddin ve Ali'den müştereken ve mütesilsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

l-Trafik kazasında ölen 1932 doğumlu Yeter H. ev hanımıdır. Yerleşmiş içtihatlara göre, bedelsiz olarak başkasının bakımını sağlayan ya da ona yardım eden kimse destek sayılmıştır. Bu yardım değişik şekillerde olabilir. Destek yalnız başkasına yaşamak için gerekli ihtiyaçları sağlayan yada bunların temini için para veren kimse değildir. Bu hizmetleri görmek suretiyle çalışmasını doğrudan doğruya başkalarına tahsis eden kimse de destektir. O nedenle yalnızca ev işlerini gören bir kadın da kocasının desteği sayılabilir. Trafik kazasında ölen desteğin 1932 doğumlu olması,onun destek olamayacağına gerekçe olamaz. Mahkemece, davacı sağ eşin, ev hanımı olan Yeter H'in ölümü nedeni ile BK.nun 45 /son maddesine göre ne kadar tazminat isteyebileceğinin tesbiti için gerekirse talimat yolu ile uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sağ eşin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı eş Fevzi Hançer yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma gerekçesine göre davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı Fevzi H. yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

21. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/6819

K. 2001/6640

T. 11.10.2001

• TAZMİNAT DAVASI ( Davacıların Murisinin İş Kazası Sonucu Ölümünden Doğan Maddi ve Manevi Tazminatın Ödetilmesine Karar Verilmesini İstemeleri )

• DESTEK SAYILMA ( MK Uyarınca Evlilik Bağı Kurulmasa Bile Karı Koca Diye Birleşen Bu Amaç ve Duygu ile Yaşamlarını Sürdüren Kadınlar için Bakım Yükümlülüğünü Yerine Getiren Erkek Olması )

• EVLİLİK BAĞI KURULMAMIŞ OLMASI ( Karı Koca Diye Birleşen Bu Amaç ve Duygu ile Yaşamlarını Sürdüren Kadınlar için Bakım Yükümlülüğünü Yerine Getiren Erkeğin Destek Sayılması )

• DESTEK KAVRAMI ( Bu Kavramın Hukuki Bir İlişkiyi Değil Eylemli Bir Durumu İçermesi )

• FİİLİ EVLİLİK ( Fiili Evlilik Birliğiyle Murise Bağlı Olan Davacının Tazminat Taleplerinin Gayri Resmi Evliliklere Yasal Hak Tanınmayacağı Gerekçesiyle Reddinin Hatalı Olması )

818/m.45,47

ÖZET : Medeni Kanun uyarınca evlilik bağı kurulmasa bile, karı koca diye birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında kabul edilmiş bir olgudur. BK.nun 45. maddesinde de belirtildiği üzere "destek" kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu içerir. Medeni Kanun uyarınca evlilik bağı kurulmasa dahi, fiili evlilik birliğiyle murise bağlı olan davacının tazminat taleplerinin, gayri resmi evliliklere yasal hak tanınmayacağı gerekçesiyle reddi hatalıdır.

DAVA : Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Mahkemece nikahsız eş Seyhan'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Gerçekten; toplumumuzda yasa dışı nitelendirilen, gayri resmi evliliklerin bulunduğu sosyal bir gerçektir. Medeni Yasa uyarınca, evlilik bağı kurulmasa bile, karı koca diye birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile, kabul edilmiş bir olgu olduğu gibi, Dairemizin uygulamaları da bu yöndedir. B.K.'nun 45. maddesinde de belirtildiği üzere "destek" kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu içerir. Medeni Yasa uyarınca evlilik bağı kurulmasa dahi fiili evlilik birliğinde olan davacı, Seyhan'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceği açıktır.

Bu nedenle davacı Seyhan yönünden gerçekleşecek olan maddi ve manevi tazminata karar vermek gerekirken "gayri resmi evliliklere yasal hak tanınmayacağı" gerekçesi ile buna ilişkin taleplerin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

3- Olayın oluş şekline, kusur oranlarına, oluşan elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine ve oranına niteliğine hak ve nesafet kurallarına göre, davacı eş, çocuklar ve anne-baba için talep edilen manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerekirken, az manevi tazminat takdir edilmesi de yerinde değildir.

Mahkemenin, belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.10.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 1985/9525

K. 1986/710

T. 30.1.1986

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA VE MANEVİ TAZMİNAT ( Hükmedilme Koşulları )

• DESTEK KAVRAMI ( Gerçekleşmiş veya İleride Gerçekleşmesi Umulan Bir Münasebetinin Zorunlu Olması )

• ÖLENİN DESTEKTE OLMASI VEYA OLABİLMESİ ( Destekten Yoksun Kalma Tazminatına Hükmedilmesinin Şartlarından Biri Olması )

818/m.46,49

ÖZET : DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATINA HÜKMEDİLME KOŞULLARINDAN BİRİ, ÖLENİN DAVACILARA DESTEK OLDUĞUNUN VEYA OLABİLECEĞİNİN GERÇEKLEŞMESİDİR. Diğer deyişle destek kavramı gerçekleşmiş veya ilerde gerçekleşmesi umulan bir bakım münasebetini zorunlu kılar. Genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu veya sağ kalsaydı kuvvetli bir ihtimalle ilerde bakacağı anlaşılan klşilerin desteğidir.

DAVA : Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat olarak davacı B.için 225.000 lira davacı, M. için 179.014,57 lira ve manevi tazminat olarak da tüm davacılar için takdiren toplam 205.000 lira manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazla isteğin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra, dosya incelendi gereği konuşuldu:

KARAR : 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir yolsuzluk görülmemesine ve özellikle ölen S.`nin uzun sayılabilecek bir süre üvey anne tarafından bakılmış, o nedenle yararına manevi tazminat takdiri için yasal koşulların gerçekleşmiş bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 - Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilme şartlarından biri de, ölenin davacılara destek olduğunun veya olabileceğinin gerçekleşmesidir. Diğer deyişle destek kavramı gerçekleşmiş veya ilerde gerçekleşmesi umulan bir bakım münasebetini zorunlu kılar. Genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu veya sağ kalsaydı kuvvetli bir ihtimalle ilerde bakacağı anlaşılan klşilerin desteğidir ( Bkz. Tekinay, Ölüm Sebebiyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, İst. 1963, S. 18 vd ). Birinci halde fiili destek, ikinci halde ise farazi destek hali söz konusudur.

Davaya konu olayda ölen S., olay tarihinde dört yaşındadır Davacılardan M. ise üvey annesidir. Asıl annesi Ü.`nün de sağ olduğu anlaşılmaktadır. Ölen S.`nin ilerde üvey annesi M.`ye destek olacağı, diğer deyişle üvey annesinin dahi yaşama ihtiyaçlarını devamlı ve azçok düzenli bir şekilde gidermek için yardımlarda bulunacağını kabul etmek hayatın olağan akışına ters düşen, kuvvetli bir ihtimale dayanmayan bir varsayımdır.

Mahkemenin bu hukuki ve maddi olguları gözönünde bulundurmaksızın üvey anne M. için dahi destek tazminatına hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarda iki nolu bentde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 30.1.1986 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2009/10317

K. 2010/5922

T. 13.5.2010

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Çocuğun Anne veya Babasına Hiç Destek Olmayacağı Kabul Edilemeyeceği Gibi Desteğin Mutlaka Para veya Maddi Katkı Olması Gerekmeyip Çeşitli Hizmetler veya Yardımlar İle de Olabileceğinin Gözetilmesi Gerektiği )

• DESTEK KAVRAMI ( Hukuki Bir İlişkiyi Değil Eylemli Bir Durumu Amaçlar ve Hısımlık veya Nafaka Gibi İlişkiye Dayanmayacağı )

• MADDİ KATKI ( Destekten Yoksun Kalma Tazminatı - Çocuğun Anne veya Babasına Hiç Destek Olmayacağı Kabul Edilemeyeceği Gibi Desteğin Mutlaka Para veya Maddi Katkı Olması Gerekmeyip Çeşitli Hizmetler veya Yardımlar İle de Olabileceğinin Gözetileceği )

818/m.45

ÖZET : Destekten yoksun kalma tazminatındaki destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık veya nafaka gibi ilişkiye dayanmaz. Genel yaşam deneyimi ve hayatın olağan akışına göre tarafların yaşam düzeyi, sağlık ve sosyal durumlarına göre değişebilse de çocuğun anne veya babasına hiç destek olmayacağı kabul edilemeyeceği gibi desteğin mutlaka para veya maddi katkı olması gerekmeyip çeşitli hizmetler veya yardımlar ile de olabileceği gözetilmelidir.

DAVA : Davacı Kiraz ve diğerleri vekili tarafından, davalı Murat aleyhine 04.06.2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24.12.2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar Nevzat, Nedim, Salih, Lütfiye ve Fatma'nın temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Diğer davacı Kiraz'ın temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı ölenin annesi olup oğlunun ölümünden dolayı destekten yoksun kaldığını belirterek, destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Yerel mahkemece, davacı annenin destek gereksiniminin kanıtlanmadığı ve kendisine ait geliri bulunduğu gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemi reddedilmiştir.

Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı Borçlar Yasası'nın 45. maddesi olup destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.

Diğer yandan, genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı da çocuğun büyüdüğünde anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin ölçüsü tarafların yaşam düzeyi, sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak tutar bakımından değişebilirse de çocuğun, anne veya babasına hiç destek olamayacağı kabul edilemez. Çünkü destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, davacı annenin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, davacı Kiraz yararına ( BOZULMASINA ); diğer davacıların temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan Kiraz'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 1993/1310

K. 1993/8420

T. 9.12.1993

• DESTEK KAVRAMI ( Hukuki Değil Fiili Bir İlişkiyi Belirttiği )

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Şartları )

• MANEVİ TAZMİNAT ( Hak ve Nesafet Kurallarına Göre Karar Verileceği )

818/m.45/2,47

ÖZET : Destekten yoksun kalındığının kabul edilebilmesi için, ölüm gerçekleşmemiş olsa idi herhangi bir karşılık beklemeksizin eşya, hizmet, para yoluyla yardım veya bakımın devam edeceğinin kuvvetle muhtemel ve yardımın sürekli ve düzenli olması gerekir. Somut olayda, davacının bir başka kadınla evli bulunduğu, bu evlilikten çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacının Avusturya'da işçi olarak çalıştığı sırada ilişki kurup birlikte olduğu Gudrun isimli kadınla birlikteliğinin ne kadar süreceği kestirilemeyeceğinden, olayda düzenlilik ve devamlılık unsurlarının varlığından söz edilemez. Bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde BK.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.

2- Davalılar vekilinin temyizi, davacı ile birlikte yaşadığı bildirilen ve olayda ölen Gudrun ismindeki kadın yönünden hükmedilen destek tazminatına ilişkindir.

Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da değinildiği gibi destek kavramı hukuki değil, fiili bir ilişkiyi ifade ettiğinden önemli olan bir başka kişiye herhangi bir karşılık beklemeksizin ( eşya, para, hizmet yoluyla ) bakma ve ölüm gerçekleşmemiş olsa idi bu bakımın devam edegeleceğinin kuvvetle muhtemel olması gerektiğidir. Ancak, burada gözönünde tutulması gereken diğer bir husus da bakımla ilgili yardımın sürekli ve düzenli olması koşuludur. Somut olayda, davacının bir başka kadınla evli bulunduğu, bu evlilikten çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacının Avusturya'da işçi olarak çalıştığı sırada ilişki kurup birlikte olduğu Gudrun isimli kadınla birlikteliğinin ne kadar süreceği kestirilemeyeceğinden, olayda düzenlilik ve devamlılık unsurlarının varlığından söz edilemez. Bu nedenle, davada Gudrun isimli kadının ölümü nedeniyle talep edilen destek tazminatının reddine karar vermek gerekirken kabulünde isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) sayılı bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı taraf yararına ( BOZULMASINA ), davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 9.12.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2007/8981

K. 2008/5368

T. 17.4.2008

• TRAFİK KAZASI SONUCU ÖLÜM ( Destek Kavramının Yalnızca Parasal Katkı Şeklinde Anlaşılamayacağı - 79 Yaşında Ölen Desteğin Gelir Getiren İşte Çalışmasa Bile Eşine Vereceği Desteğin Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanması Gereği )

• DESTEK KAVRAMI ( Yalnızca Parasal Katkı Şeklinde Anlaşılamayacağı - Yaşlılık Hastalık İhtiyaç Duyulan Diğer Durumlarda Yapılan Ev İşleri Bakım Gibi Hizmet ve Yardımların da Bu Kavram İçerisinde Sayılacağı/Trafik Kazasında 79 Yaşında Ölen Destek )

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Trafik Kazasında 79 Yaşında Ölen Destek/Gelir Getiren İşte Çalışmasa Bile Eşine Vereceği Desteğin Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanması Gereği - Destek Kavramının Yalnızca Parasal Katkı Şeklinde Anlaşılamayacağı )

818/m. 4547

ÖZET : Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. “Destek” kavramının yalnızca parasal katkı şeklinde anlaşılması gerekmez. Yaşlılık veya hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi hizmet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır. 79 yaşında ölen desteğin olay tarihinde gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanamasa bile yukarıda belirtilen şekilde eşine vereceği desteğin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir.

DAVA : Davacı Coşkun Alime P. ve diğerleri vekili Avukat Mahmut Akyazıcı tarafından, davalı Kazım Ç. ve Okan D. aleyhine 20/11/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/05/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılar Kazım Ç. ve Okan D. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu ölüm nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davacılar ve davalılardan Kazım C. ve Okan Dündar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar murislerinin trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemişlerdir. Mahkemece 79 yaşında ölen desteğin tanık beyanları dikkate alındığında fiilen çalıştığına dair bilgi ve belge olmadığı bu nedenle destek tazminatı hesaplaması yapılamayacağı gerekçesiyle maddi tazminat istemi reddedilmiş manevi tazminat istemi ise kısmen kabul edilmiştir.

“Destek” kavramının yalnızca parasal katkı şeklinde anlaşılması gerekmez. Yaşlılık veya hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi hizmet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır. BK'nun 45. maddesi gereğince bu tür hizmet ve yardımlar da destek kabul edilerek bunların karşılığı olarak maddi tazminat ödenmesi gerekir. Buna göre 79 yaşında olan desteğin olay tarihinde gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanamasa bile yukarıda belirtilen şekilde eşine vereceği desteğin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile maddi tazminat isteğinin tümden reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 17.04.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.